Bekçi
Diyalog
Asılmaya devam... Yıllardır tek yaptığın buydu zaten.
Olmaz, vazgeçme hemen!
Hissediyorum, az kaldı. Başarmak üzeresin!

BekçiBunu açmak için bir şey lazım.

BekçiSanırım önce kazmayı kuşanmam gerek.

BekçiGücüm... yetmiyor.
Fazlasıyla hâlsizsin, üstelik de açsın. Etrafta yiyecek bir şey görüyor musun?

BekçiHâlâ milim kıpırdamıyor.
Akıl küpüne bak, yedin mi ki mantardan konuşuyorsun?

BekçiZincirlerden kımıldayamıyorum ki.

BekçiBu kazma işimi görür.

BekçiBu ikincisi daha sağlam gibi.
Şu periler yok mu... Günahımı bile vermem onlara.

BekçiBana mısın demiyor...

Bekçi<key name="GameKeyCharacterWindow"> ile envanterimi açabilirim.

BekçiGaliba şurada birkaç mantar var.

Bekçiİşte bu, kurtuldum!
Müthiş! Tam bir kararlılık abidesi! Şimdi şu tabutu aç da beni çıkar buradan.
Besin değeri yüksek... belki biraz da kafa yapar. Keh keh!
Bekçi, uyan!
Durduk yere ısırmayayım seni şimdi!

BekçiAh!
Ne oluyor...

BekçiNeredeyim ben? Sen de kimsin?
Adım Soul... ve artık harekete geçme zamanın geldi!
Sekiz yılını bu dünyayı yerle bir etmeye harcadın... Şimdi ise onu kurtarmak senin görevin.

BekçiO konu biraz... tartışmaya açık... her neyse, anlaşılan beni ellerimden zincirleyip buraya kapatmışlar.
Seni serbest bırakırım ancak karşılığında hepimizi kurtaracaksın. Söz mü?

BekçiPeki, söz...
Yuppiii!

BekçiZincirin biri tamam.
Of, bu sandığımdan çok daha zor... Bu dünyada inanç kırıntısı bile kalmamış.
İkinci zincir kopacak gibi değil...

BekçiEh, o zaman dünyayı kurtarma işini biraz ertelememiz gerekecek.
Bu işin şakası yok... Vakit dar... Beni en kısa sürede çağır...
Dostum... Aramıza döndün mü nihayet? Kendinde misin?

BekçiEvet, evet...
Sen kimsin?
Neredeyiz biz?
Ben Larry. Memnun oldum. Yaklaşık on yıldır oda arkadaşıyız... Keh keh.
Beş yıldızlı bir Engizisyon zindanında... İşkence hizmetlerinde kalite standartlarını bayağı yüksek tutmuşlar.

BekçiÇıkaramadım da... tanışıyor muyuz seninle?
Konuşmak için hiç fırsatımız olmadı ki. Sürekli işkence görmekle meşguldün...
Ya da kendinde değildin... Engizitörler tası tarağı toplayıp gittiklerinden beri.
Neyse bunları boş ver şimdi... Peri de sana yardım ettiğine göre artık gerçekten bir şansımız olabilir!

BekçiHadi bakalım aptal barikat. Hodri meydan!

BekçiBuralar terk edileli çok olmuş sanki Larry...
Aklıma gelmişken, senin adını sorma fırsatım hiç olmadı ya.

BekçiBilemiyorum... anılarım sanki koca bir kâbustan ibaret.

BekçiPeri bana Bekçi diye sesleniyordu.

BekçiGüzel isimmiş... Hoşuma gitti.
Peki bakalım Bekçi... düş önüme.

BekçiHmm... Belli ki kendilerini bir şeyden korumaya çalışmışlar...
Olabilir... gerçi şu an etraf gayet sakin duruyor.
O zaman...

BekçiEvet? O zaman?

BekçiLarry haklı, diğer taraftan gitmemiz lazım.

BekçiBu barikatı aşamıyorum.

BekçiHey, baksana arkadaşım!

BekçiHop!
Oho, burası bayağı güzelmiş.
O zaman kap bir balta da... Şu yolu temizle.
Baksana, orada biri duruyor.
Uöööööööör

BekçiNe?

BekçiEe, şimdi ne yapacağız? Köprü kapalı.
Hava da iyice kararmaya başladı.
Kasabanın bu tarafına ulaşmayı nasıl başardın?

BekçiŞey... Öylesine etrafta dolanıyordum aslında...
Öylesine mi?
Kasabanın en tehlikeli mahallesinde uykuya dalan bir adam...
Sen cidden bir tuhafsın ha. Neydi senin adın?

BekçiHmm, Bekçi... Bana Bekçi diyebilirsin.
Neyse, son düzlükte elimizi çabuk tutmamız lazım.
Zombilere yem olma aman!

BekçiKimlere?
Kıpırda!

BekçiŞu kocaman kapısı olan binaya sığınalım.

BekçiEvet. Hatta yatak bile var, üstüne de peynir bırakmışlar.
Yatakta bile yediklerine göre cillop gibidir kesin.

BekçiHadi ateş yakalım. Çatıdaki şu delik, dumanı tahliye eder zaten.
Yok, yok... İyisi mi fazla dikkat çekmeyelim, en azından neler olup bittiğini anlayana kadar.
Sen peynirini yiyip yat uyu. Ben nöbet tutarım.
Kuru kafa dostuna güvenebilirsin. Keh keh!

BekçiUmarım ben uyurken şu delikten tepeme bir şeyler düşmez.

BekçiŞişt Larry... Uyuyor musun?
Uöööööööör
İstesem de uyuyamam... kuru kafa olmanın sıkıntıları işte.

BekçiBurası resmen... terk edilmiş...
Uyan... Kalk hadi.

BekçiGel, iyice bir bakalım şuna.
Larry'den yardım iste

BekçiAynen... İlk zamanlar acayip geliyordu bu durum ama alışıyor insan...

BekçiNe olmuş burada böyle? Herkes nerede?
Hiç bilmiyorum... eski hâlinden eser kalmamış.

BekçiPeri bana her şeyi mahvettiğimi söyledi...
Sıkma canını... Belli ki sen zincirlerinle ip atlarken burada işler çığırından çıkıvermiş.

BekçiÖyle galiba...
Her neyse, ortalık sakinleşene kadar saklanabileceğimiz sessiz ve güvenli bir yer bulmamız lazım.

BekçiBurası sessiz... ama insana hiç güven vermiyor.
Aynı fikirdeyim... devam edelim.

BekçiPeki şimdi nereye gidiyoruz?

BekçiSöylediklerinden bir şey anladın mı Larry?
Pek sayılmaz. "Sola sap. Sonra aşağıya in," demiş olabilir.
Belki de ufaktan annene selam çakmıştır... Keh keh!

BekçiMünasebetsizin teki işte!
Bu arada sormaya fırsatım olmadı... Sen Engizisyon zindanına nasıl düştün?

BekçiŞey... Her şey çok ama çok uzak bir yerde başladı...
Bu sokağa hiç girmeyelim... bu kapı doğrudan saraya çıkıyor.
Saray'ın olduğu yerde de işte... Anlarsın ya?

BekçiYok, anlamadım?
Muhafızlar olur arkadaşım.

BekçiDoğru söylüyorsun... Muhafızlara görünmememiz lazım.
Çanı duyuyor musun?

BekçiEvet... sesi çok kasvetli.
Şişşt! Duyuyor musun?

BekçiGerisini biliyorsun zaten...

BekçiEn kötüsü de orada ölemiyordum bile... Korkunç acılar çekiyordum.

BekçiBelki de aklımın bir kısmını orada yitirdim...

BekçiÇatıda biri var!
Korkma. Artık yanında ben varım.
Hadi uyu şimdi.
Nalet...

Bekçiİyi misin?
Sen de kim... Neyse boş ver. Kaç hemen!

BekçiNe oluyor ya?
Açıklayacak vaktim yok!
Yaşamak istiyorsan peşimden gel!
Şuraya bak... kadim bir tanrıya ait tapınağın kalıntıları...

BekçiMezarlık için daha iyi bir yer düşünemiyorum.
Mekân olarak bundan kutsalını bulamayız...
Hatta şöyle şirin mi şirin, küçük bir morg bile sığdırırız...
Bu iş çantada keklik benim için.

BekçiYürüyelim... ve yeni mülkümüze bir göz atalım.
Bir şaka patlat.

BekçiBelli mi olur... bakarsın içinden sana uygun, eşantiyon bir iskelet çıkıverir.
Ha ha... gülmekten öldüm! Formundasın bakıyorum.

BekçiGidip bu parçaları portala yerleştireyim, sonra da gidip diğerinin yerini aynadan kibarca öğreneyim.
Affedersin... ama galiba bir sorunumuz var.

BekçiNe sorunuymuş o?
Rahibe dedi ki... benim gibi pis bir hayvanı kabul etmesi kutsal mekâna saygısızlık olurmuş.
Buranın kontrolünü eline alınca beni mezbahaya gönderecekmiş.

BekçiHadi ama... Gayet tatlı bir kadın o. Kesin şaka yapmıştır.
Emin değilim... Larry aksini düşünüyor.

BekçiO zaman benim yerime Larry'den yardım istemelisin belki de.

BekçiEe, ceset nerede?
Nasıl desem, ufak bir grevdeyim...

BekçiDur bakayım... Sen ve grev ha? Senin şu komünist günlerin geride kaldı sanıyordum.
He ya, kızıl bayrakları gömdük toprağa... Ama bu sefer konu başka. Çalışma şartlarım tam bir rezalet.

BekçiNeden bahsediyorsun sen?
Şu berbat mı berbat, korkunç kadın var ya... eşeklere gıcık oluyor.

BekçiRahibe'yi mi diyorsun?
Ta kendisi! Şimdi de şu dört yol ağzındaki eski kuyu evinde kalıyor.

BekçiEe?
Kilise adına ferman buyurdu... bütün cesetler bir süre onun yanında kalacakmış.

BekçiBu... çok tuhaf. Yani ondan ceset almayı reddediyorsun, öyle mi?
Aynen öyle.

BekçiBunu neden yaptığına dair bir fikrin var mı peki?
Elbette va... Şey, yani hayır! Ne bileyim ben. Çatlağın teki işte, tamam mı?

Bekçiİyi, tamam. Gidip onunla konuşacağım. O cesetlerin yeniden yola koyulması lazım.

BekçiOnlarla ilgili büyük planlarım var da.
Zombi Diriltme

BekçiŞu bataklık perisi senin ölü diriltme işlerinden, yani zombi yapmaktan anladığını söyledi.
Kim, ben mi? Başka bir eşekle karıştırıyor olmayasın?

BekçiTabii, canım... Mezarcılık işlerinde de konuşan eşeklerden geçilmiyordu zaten.
Tamam, tamam. Belki bende... bir kitap olabilir. İşini görecek cinsten.
Yalnız halletmem gereken bazı pürüzler var. Kitabı istiyorsan önce bana bir el atman lazım.

BekçiLaflara bak sen! Seni şuracıkta kapının önüne koysam ne yapacaksın? Hatırlatayım: "Bir işinin olması yahni olmaktan iyidir."
Hah! O dediğin eskidendi... Kasaba artık belini doğrulttu sayılır.
Bugünlerde, benim gibi zeki bir eşek için piyasada ekmek çok.
Yine de şanslısın... ceset taşımak benim asıl tutkum!
Ee? Anlaştık mı yani?

BekçiNecro?.. Aman her neyse, anlaştık.

BekçiAyin,
günü gerçekleştirilebilir.
BekçiGelin dua edelim birlikte, Tanrı'nın yüceliğine...

BekçiTanrı bizi ve kilisemizi kutsasın!
Savaşı Başlat
Çan.

BekçiSavaş,
günü gerçekleştirilebilir.
BekçiZombileri kovmak için küçük bir çan kullanıyoruz ama nasıl çalıştığını hâlâ çözebilmiş değilim.

BekçiBana şu gizemli çanlardan biraz daha bahseder misiniz?
Kasaba merkezinde bir yerde büyük bir çan var.
Aslında... iki tane var. Biri sabah çanı, biri akşam çanı.
Hmm... bana ikisi de aynı çanmış gibi geldi ama...
Eskiden kilisenin erkek çocuk korosundaydım. Çanlardan az çok anlarım.
Neyse, insanlar ilk kez zombiye dönüşmeye başladığında o çan akşam vakti çalıyordu.
Aynen... ondan önce de zombiler vardı ama hiç saldırgan değillerdi. Bir de sadece gerçekten ölenler dönüşüyordu.
(day_sloth) sabahı çalıyor ve ardından zombilerin çoğu kasaba merkezine geri çekiliyor.
Hepsi değil belki ama büyük kısmı.
Aynen... muhtemelen koroda seninle beraber şarkı söyleyenlerdir.
Akşamına da ikinci çan çalıyor, sonra zombiler tekrar geri dönüyor.

BekçiHmm... Çanı kimin çaldığına dair bir fikriniz var mı?
Hiç bilmiyoruz.
- Yağmacıların Siparişi Hazır
Günde üç havuç Yoldaş Eşek, say say bitmez!
Lay lay lom...
Bakıyorum yüzünde güller açıyor... Sonunda şu zombi kitabını ele geçirdin mi?

BekçiEvet... Aradığımız tüm cevaplara kavuşacağız.
Bakıyorum da kasabaya bayağı yardım ediyorsun.

BekçiEvet... Bu insanlar kendilerine bakacak birine muhtaçlar.
E tabii, doğal olarak da o kişi sensin.

Bekçiİnsanlara faydamın dokunması... ne güzel bir hismiş.
Tabii, tabii... Ama o insanların cidden yardıma ihtiyacı var mı acaba?

BekçiBence var.
Nasıl gidiyor gününüz, sayın Kasaba ağamız?

BekçiBen miyim ağa? Kendi hâlinde takılan bir Mezarlık Bekçisi'yim ya ben.
Güzel. Şimdi sadece ölüleri diriltmek için düzgün bir yere ihtiyacın var.
Bence bu iş de tıpkı yemek pişirmek gibi. Ne kadar kaliteli malzeme koyarsan o kadar leziz sonuç alırsın.

BekçiYemek pişirmekle ne alakası var şimdi bunun?
Pek sanmam, o kapitalist pislikler tam olarak hak ettiklerini yaşadılar.
Kasabayı kaosa sürüklemek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar.

BekçiBunları ardında bıraktığını sanıyordum.

BekçiOoo, keyifler gıcır bakıyorum yoldaş.
Tabii... kasabanın sahibi olman dışında.
Sen olmasan burası batmıştı yalnız, yalan yok.

BekçiAbartma istersen... Bu insanların başında Kasaba Reisi ve... nice önemli adamlar var.
Bizim Larry pek de fena değilmiş ya... Eski kuru kafa kadar sarmıyor ama olsun.
Ha ha... Olsun, şöyle kara bir şapkayla kırmızı göz sana acayip yakışırdı ama.

BekçiNeden bahsediyorsun sen?
Çok eskiden buralarda halk için her şeyi yapan bir adam varmış.
Sonu hiç iyi bitmemiş ama, ha ha.

BekçiHep böyle bilmece gibi konuşuyorsun.
Neyse, kurduğun bu tekele hizmet etmek için güzel bir gün sonuçta, işimize bakalım.
Şey yani... Ceset ne kadar kaliteliyse zombi de o kadar verimli olur.

BekçiBenzetmeye bak, midem kalktı.
Aman, lafın gelişi işte... Ben sonuçta bir tane havuç peşinde koşan, kendi hâlinde bir eşeğim.
Ona içmeyi öğrettim, ha ha!
Bir de Rahibe'nin nasıl ödünü kopardık, sorma...
Larry sırtıma atlamış, beraber şarkılar söylüyoruz falan, çok iyiydi, ha ha!

Bekçiİyi eğlenmişsiniz he! İşi gücü aksatmadığın müddetçe sorun olmaz.
Kim üretiyor o kadar birayı? Kasaba halkını asıl kim yoldan çıkarıyor?

BekçiNe alakası var şimdi?
Bir baltaya sap oldukları yok ki! Kasabanın hiçbir köşesi tüccarlar ve dükkânlardan geçilmiyor... İşleri güçleri al sat yapmak.
Ama mevzuyu çözdüm ben... İnsanlar ne kadar bozuksa cesetler o kadar kaliteli oluyor!

BekçiYani... Öyle de denebilir tabii, ne diyeyim.
Takılma bunlara. Hepimizin keyfi yerinde sonuçta.
Birlik Yuvası'nın Kilidini Aç
Dirilt

BekçiDiriltme,
günü gerçekleştirilebilir.
BekçiÖnce birkaç ceset hazırlamam lazım.

BekçiDiriltme için yeterli güç yok. Bir sonraki
gününü beklemek gerekiyor.
İşim var
Geliştir
Işınlanma Noktasını Etkinleştir

BekçiBurası gayet iyi... Hazır fırsat varken biraz dinlensem iyi olacak.

BekçiDışarısı hiç tekin değil.
Tüh, kısmet başka sefere...
Oltasız balık tutamam ki...
Burada balık kalmadı
Bu balığa uygun yemim yok
Yeterli ustalığım yok
Yeterli ustalığım yok
Şey...
Yok.
Tamam.
İyi.

BekçiTamamen geri çekiliyoruz!

BekçiÇabuk kanalizasyona inin!
Gözümü bu dünyada açtım ve kızıl gözlü bir herif bana Mezarlık Bekçiliği görevini verdi.
Benim tek derdim ise eşime geri kavuşmaktı.
Uzun lafın kısası... Beni eve gönderebilecek bir portalın varlığını keşfettim.
En sonunda bunu nasıl çalıştıracağımı da çözdüm.
Ama beni eve göndermek yerine aşkımı buraya getirdi.
Meğer geçidi kurcalarken kadim anlaşmayı bozmuşum.
Ondan sonra... her şey tek tek çökmeye başladı.
Bu arada şunu da söyleyeyim... bütün bunlar kızıl gözlü adamın suçu.
Ben de gücünü elinden alıp onu cezalandırmak için portalı bir kez daha kullanmaya karar verdim.
Gelgelelim portal beni yoldan çıkardı... sürekli yeni dilekler peşinde koştum.
Eve gitmek yerine güç ve servet diledim.
Ta ki dostlarımız portalı yok edene kadar.
Sonra hepsini lanetledim... tüm Kasaba'yı...
Çaresiz kalınca portalı tamir etmek için bir zombi ordusu dirilttim.
Sorun değil sevgilim... kendinde değildin.
Evet canım. Senin sevgin beni kurtardı... Gözden kurtulmam için bana güç verdi.

BekçiSıradan bir cuma günüydü, kendi sıradan dünyamda takılıyordum...

Bekçiİşten döndüğümde evde beni dört gözle bekleyen biri olurdu.

BekçiBazen gündelik hayatın kendisi ya da sorumluluklar insanı içten içe yıpratır...

BekçiBöylesi tekdüze bir dünyada bile her daim sevmeye ve sevilmeye zaman ayırmalı.

BekçiKarşı tarafın birazcık gergin olduğunu bilsen bile...

BekçiSonra karanlık çöktü...

BekçiKızıl gözlü adam beni bekliyordu... Hayatımda yeni bir sayfa açılacağından bahsedip durdu...

BekçiBenim bir klonumu yarattı... ya da beni ikiye böldü işte...

BekçiSonra kendimi Engizisyon karargâhında buldum.

BekçiBeni cadılıkla suçladılar... ve zindana kapattılar...